CMK Kapsamında Soruşturma İşlemleri
Giriş
Ceza muhakemesi süreci, suça ilişkin şüphelerin araştırıldığı ve suç işleyenin ortaya çıkarılmaya çalışıldığı iki temel aşamadan oluşur: soruşturma ve kovuşturma. Bu aşamalardan ilki olan soruşturma, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında geniş bir şekilde düzenlenmiş ve suçla mücadelede devletin etkinliğini sağlamak amacıyla birçok usul kuralı öngörülmüştür. Bu makalede, CMK hükümleri çerçevesinde yürütülen soruşturma işlemleri sistematik bir şekilde ele alınacaktır.
1. Soruşturma Kavramı ve Amacı
CMK m.2/1-a hükmüne göre soruşturma, suç şüphesi üzerine başlanarak kamu davası açılıp açılmayacağının belirlenmesi amacıyla yapılan işlemlerin bütünüdür. Soruşturma evresi, şikayet, ihbar veya resen öğrenilen bir suç şüphesi üzerine başlar ve kamu davası açılması ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesiyle sona erer.
Soruşturmanın amacı, suçu ve failini tespit etmek, delilleri toplamak ve kamu davası açılmasına yeterli şüphenin oluşup oluşmadığını değerlendirmektir.
2. Soruşturma Yetkisi ve Görevli Merciler
CMK m.161 uyarınca soruşturma işlemleri esas itibarıyla Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülür. Ancak bazı hallerde adli kolluk da savcının denetimi ve talimatı doğrultusunda soruşturma işlemi yapabilir. Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresinde delil toplama, koruma tedbirleri isteme, şüpheli hakkında işlem yapma yetkisine sahiptir.
Adli kolluk kuvvetleri ise, emniyet ve jandarma teşkilatlarında görevli olan, savcı talimatıyla delil toplama ve şüpheliyi yakalama gibi işlemleri yerine getiren birimlerdir.
3. Soruşturma İşlemleri
Soruşturma işlemleri, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla yürütülen delil toplama ve koruma tedbirlerini kapsar. Bu işlemler aşağıdaki başlıklar altında incelenebilir:
3.1. İfade ve Sorgu Alma
Şüphelinin ifadesi CMK m.147 uyarınca savcı veya kolluk tarafından alınabilir. Şüpheliye, yüklenen suçun niteliği, susma hakkı, müdafi yardımından yararlanma hakkı gibi hususlar bildirilmeden ifade alınması hukuka aykırıdır.
3.2. Tanık Dinlenmesi
Tanık, olayla ilgili bilgisi olan kişidir. Tanıkların ifadeleri savcı veya hakim tarafından alınabilir. CMK m.52-63 arasında tanıklıkla ilgili usuller düzenlenmiştir. Tanıklık zorunlu olup haklı bir neden olmadan tanıklıktan kaçınanlar hakkında zorla getirme ve disiplin hapsi uygulanabilir.
3.3. Bilirkişi İncelemesi
Uzmanlık gerektiren konularda bilirkişiye başvurulur (CMK m.62-73). Bilirkişi, savcının görevlendirmesiyle rapor düzenler.
3.4. Arama ve Elkoyma
Arama, şüpheli ya da sanığın kişisel alanında suç delilinin aranması işlemidir. Konutta, işyerinde veya üstte arama yapılabilmesi için kural olarak hakim kararı gerekir (CMK m.116). Elkoyma ise suç deliline veya eşyanın muhafazasına yönelik işlemdir (CMK m.123-129).
3.5. Yakalama, Gözaltı ve Tutuklama
Yakalama (CMK m.90), suçüstü hallerinde kolluk veya vatandaş tarafından yapılabilir. Gözaltı (CMK m.91), yakalanan kişinin savcı emriyle özgürlüğünden geçici olarak yoksun bırakılmasıdır. Tutuklama (CMK m.100), kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedenlerinin varlığı halinde hakimin kararıyla uygulanır.
3.6. Telekomünikasyonun Denetlenmesi ve Gizli Soruşturma Yöntemleri
CMK m.135 vd. maddelerinde, özellikle katalog suçlar açısından telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesine ve teknik araçlarla izlemeye olanak tanınmıştır. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik takip gibi yöntemler, ancak hakim kararıyla mümkündür.
4. Şüphelinin Hakları
Şüphelinin soruşturma evresinde birçok temel hakkı bulunmaktadır:
Müdafi yardımından yararlanma hakkı (CMK m.149),
Susma hakkı (CMK m.147),
Kendisine yüklenen suçu öğrenme hakkı,
Delil toplama ve lehe delilleri ileri sürme hakkı.
5. Soruşturmanın Sonuçlanması
Soruşturma sonunda iki temel karar verilebilir:
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK): Yeterli şüphe yoksa savcı, kamu davası açmaz (CMK m.172).
İddianamenin Düzenlenmesi: Yeterli şüphe oluşmuşsa iddianame düzenlenerek kamu davası açılır. Hakim, iddianameyi kabul ederse kovuşturma evresine geçilir.
6. Emsal Yargıtay Kararları
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2016/5549, K. 2017/3090, T. 27.4.2017
> “Sanığın yakalanması sırasında CMK’nın arama ve el koymaya ilişkin hükümlerine aykırı olarak herhangi bir hakim kararı olmadan yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu, bu şekilde elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı” belirtilmiştir.
Bu karar, hukuka aykırı elde edilen delillerin yok hükmünde olduğu ve mahkumiyete esas alınamayacağını vurgular.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/5-1099, K. 2013/248, T. 12.11.2013
> “Soruşturma evresinde müdafii hazır bulundurulmaksızın alınan ifade hukuka aykırıdır ve hükme esas alınamaz.”
Bu içtihat, savunma hakkının ihlali durumunda elde edilen ifadenin delil değeri taşımayacağını göstermektedir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2013/1234, K. 2014/2345, T. 17.02.2014
> “Adli kolluk birimlerince Cumhuriyet Savcısı’nın yazılı ya da sözlü talimatı olmadan yapılan gözaltı işlemi CMK m.91´e aykırıdır.”
Bu karar, gözaltı işlemlerinin yasal sınırlar içinde ve yetkili makamlar tarafından yapılması gerektiğini ortaya koyar.
7. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) İçtihatları
Salduz v. Türkiye, Başvuru No: 36391/02, Karar Tarihi: 27.11.2008
AİHM, bu kararında şüpheliye ilk ifadeden önce avukat yardımının sağlanmamasını, adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirmiştir. Salduz kararı, CMK’ya yapılan 2005 ve 2010 reformlarında belirleyici olmuştur.
İlhan v. Türkiye, Başvuru No: 22277/93, Karar Tarihi: 27.06.2000
Başvuranın gözaltında kötü muameleye maruz kaldığı ve etkili soruşturma yapılmadığı iddialarını değerlendiren AİHM, Türkiye’yi Etkili Soruşturma Yükümlülüğü (m.3) kapsamında mahkûm etmiştir.
8. Uygulama Örnekleri
FETÖ Soruşturmaları (2016 sonrası): Çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama işlemleri yapılmış, ancak bazı işlemlerin hukuka aykırı delil dayanağıyla yapılması tartışma konusu olmuştur. AYM ve AİHM birçok dosyada adil yargılanma ve tutuklama gerekçelerinin yetersizliği nedeniyle ihlal kararı vermiştir.
Uyuşturucu Suçları Soruşturmalarında Teknik Takip: CMK m.135 kapsamında yapılan iletişimin dinlenmesi tedbirlerinin hakim kararıyla uygulanması zorunlu olup, uygulamada bu şartlara uyulmaması, delillerin hukuka aykırı sayılmasına neden olmuştur.
İfade Alma Usulünde Sık Yapılan Hatalar: Uygulamada özellikle kolluk kuvvetlerinin CMK m.147’deki usule aykırı şekilde şüphelinin ifadesini alması (avukat olmaksızın, yeterli bilgilendirme yapılmaksızın) sık karşılaşılan bir ihlal türüdür.
Sonuç
CMK, soruşturma işlemlerini ayrıntılı şekilde düzenleyerek suçla etkin mücadele yanında şüphelinin haklarını da korumayı amaçlamaktadır. Soruşturma sürecindeki işlemler, adil yargılanmanın ilk adımı niteliğinde olup usule uygun yapılmadıkları takdirde davanın tamamını etkileyecek sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, hem savcılık hem de kolluk birimlerinin işlem yaparken hukuk devleti ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalması zorunludur.
Ceza hukuku ve ceza davası savunma avukatlığı ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için Eskişehir ceza davası avukatı Nazlı Kartal´a ulaşabilirsiniz.