0553 158 41 55
info@nazlikartal.av.tr

Nafaka Davaları ve Nafaka Türleri - Eskişehir Nafaka davası avukatı Avukat Nazlı Kartal 18.4.2025

 


TÜRK HUKUKUNDA NAFAKA DAVALARI

 

GİRİŞ

Nafaka, Türk Medeni Hukuku´nda, ekonomik olarak zayıf durumda olan bireylerin temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere diğer bireyden talep edebileceği parasal bir yükümlülüğü ifade eder. Nafaka yükümlülüğü, aile birliğinin korunması ve boşanma sonrası sosyal adaletin sağlanması açısından büyük öneme sahiptir. Türk Hukuku´nda nafaka düzenlemeleri hem boşanma sürecinde hem de evlilik dışı hallerde uygulanabilir. Bu makalede nafaka türleri, şartları, yargılama usulü ve Yargıtay’ın emsal kararları detaylı bir şekilde ele alınacaktır.

 


I. NAFAKA TÜRLERİ

 

1.1 Tedbir Nafakası (TMK m. 169)

Boşanma davası süresince, eşlerden birinin geçimini sağlayabilmesi için diğer eşten talep ettiği geçici nitelikteki nafakadır. Bu nafaka, mahkeme tarafından re’sen ya da talep üzerine hükmedilir.

  • Koşullar:
    • Boşanma davasının açılmış olması
    • Talepte bulunan eşin yoksulluğa düşecek durumda olması
    • Diğer eşin ödeme gücünün bulunması

 

Emsal Karar (Yargıtay 2. HD, 2016/2210 E., 2016/13067 K.):
“Boşanma davası sürecinde eşin ekonomik olarak zor durumda kalacağı açıkça ortadayken, tedbir nafakası talebinin reddi usul ve yasaya aykırıdır.”

 


1.2 Yoksulluk Nafakası (TMK m. 175)

Boşanma sonrası, yoksulluğa düşecek olan tarafın diğerinden talep edebileceği nafakadır. Sürekli nitelikte olup, koşullar değişmediği sürece devam eder.

  • Koşullar:
    • Boşanma sonucu yoksulluğa düşmek
    • Diğer eşin kusurunun daha ağır olması
    • Nafaka talep edenin tam kusurlu olmaması
    • Talebin süresi içinde yapılmış olması (Boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl)

 

Emsal Karar (Yargıtay 2. HD, 2017/3564 E., 2017/11963 K.):
“Yoksulluk nafakası istemi, boşanma kararı kesinleşmesinden sonra 1 yıl içinde ileri sürülmemişse süre aşımı nedeniyle reddedilmelidir.”

 


1.3 İştirak Nafakası (TMK m. 182/2)

Boşanma sonucu velayeti kendisine verilmeyen eşin, çocukların bakım ve eğitimi için ödemekle yükümlü olduğu nafakadır. Çocuğun reşit olmasına kadar devam eder.

 

  • Koşullar:
    • Ortak çocuğun olması
    • Velayetin diğer eşe verilmesi
    • Çocuğun ihtiyaçlarının bulunması
    • Nafaka yükümlüsünün ödeme gücünün bulunması

 

Emsal Karar (Yargıtay 3. HD, 2018/4254 E., 2018/7392 K.):
“Çocuğun özel okulda eğitim görmesi, iştirak nafakasının miktarının belirlenmesinde dikkate alınması gereken önemli bir unsurdur.”

 


1.4 Yardım Nafakası (TMK m. 364 vd.)

Altsoy, üstsoy ve kardeşlerin birbirlerine karşı bakım yükümlülüğünden doğan nafakadır. Aile dışında da (örneğin anne-baba, çocuk, kardeş) bir bireyin geçimini sağlayamayacak durumda olması hâlinde talep edilebilir.

 

Emsal Karar (Yargıtay 3. HD, 2019/11872 E., 2020/3346 K.):
“Üniversite eğitimini sürdüren çocuk için, reşit olsa dahi yardım nafakası talebi mümkündür.”

 


II. NAFAKA MİKTARININ BELİRLENMESİ

Nafaka miktarının belirlenmesinde, hakimin takdir yetkisi geniştir. Hakim, nafaka talep edenin ihtiyaçlarını ve diğer tarafın ödeme gücünü göz önünde bulundurur. Ayrıca ülkenin ekonomik durumu, enflasyon oranları ve tarafların yaşam standartları da dikkate alınır.

 

  • Gelir belgeleri, SGK kayıtları, banka dökümleri
  • Lüks yaşam süren eşin daha yüksek nafaka ödemesi
  • Nafaka alacaklısının çalışabilir durumda olması halinde indirim yapılabilir

 


III. NAFAKA DAVALARINDA USUL

  • Görevli Mahkeme: Aile Mahkemesi
  • Yetkili Mahkeme:
    • Boşanma davası ile birlikte talep edilirse boşanma davasının açıldığı yer
    • Ayrı açılırsa davalının yerleşim yeri mahkemesi

Nafaka davaları, basit yargılama usulüne tabidir. Delillerin sunulması, tanık dinlenmesi, ekonomik durum araştırması yapılması mümkündür.

 


IV. NAFAKANIN ARTIRILMASI, AZALTILMASI VE KALDIRILMASI

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca, tarafların mali durumunda veya ihtiyaçlarında değişiklik olması halinde nafaka miktarında değişiklik yapılabilir.

 

  • Artırım Davası: Enflasyon, eğitim masraflarındaki artış, nafaka alacaklısının artan ihtiyaçları gibi durumlarda açılır.
  • Azaltma Davası: Nafaka yükümlüsünün gelir kaybı, hastalık, işsizlik gibi hallerde açılır.
  • Kaldırma Davası: Nafaka alacaklısının evlenmesi, düzenli gelire kavuşması veya ölüm gibi hallerde gündeme gelir.

 

Emsal Karar (Yargıtay 3. HD, 2017/11428 E., 2018/9340 K.):
“Yoksulluk nafakası alacaklısı asgari ücretle düzenli bir işe başlamışsa, nafakanın kaldırılması mümkündür.”

 


V. NAFAKA BORCUNUN TAHSİLİ VE CEZAİ YAPTIRIMLAR

Nafaka borcunu yerine getirmeyen eş hakkında İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesi gereğince tazyik hapsi uygulanabilir. Ayrıca nafaka alacaklısı icra yoluna başvurarak tahsil sürecini başlatabilir.

 

Emsal Karar (Yargıtay 12. HD, 2020/2141 E., 2020/5506 K.):
“Nafaka borcunun ödenmemesi durumunda, borçlu hakkında 3 aya kadar tazyik hapsi kararı verilebilir.”

 


SONUÇ

Türk hukuk sisteminde nafaka kurumu, hem eşlerin hem de çocukların ekonomik güvenliğini sağlamak adına önemli bir araçtır. Yargı kararları, her olayın kendi somut koşullarına göre değerlendirilmesini ve hakkaniyetli çözümler üretilmesini esas alır. Bu nedenle nafaka davaları, hem medeni hukuk hem de sosyal devlet ilkeleri açısından ciddi bir düzenleme alanıdır. Uygulamada karşılaşılan farklı durumlar, yargının içtihatları ile şekillenerek gelişimini sürdürmektedir.

 

Nafaka hukuku ile ilgili merak ettiklerinizi ofisimizi ziyaret ederek Eskişehir Nafaka davası avukatı Avukat Nazlı Kartal ´dan danışmanlık hizmeti alarak öğrenebilirsiniz. 

İlginizi Çekebilecek Diğer Makaleler

Whatsapp